04.Aralık.2008 tarihinde Dilek Pastanesi'nin keyifli Toplantı Salonunda bir araya geldik. Farklı iş kollarının mensupları olarak KRİZ'i değerlendirdik ve bu değerlendirmeler ile çözüme odaklanarak nasıl yol alabileceğimize dair bir takım kararlar aldık.
Toplantı gündemimizde yer alan ve bu gündem paralelinde aktivite planımız aşağıdaki bilgilerinize sunulmuştur.
LÜTFEN DİKKAT : Bu yaklaşım reklam, kişisel menfaat ve karmaşa içermeyen net ve sadece SOSYAL AMAÇLI bir aktivitedir.
Toplantı Gündemi;
1. Günümüz İşletmelerinin Kriz Tavırlarını çözümlemek,
GENEL BAKIŞ :
Toplantı katılımcılarının ortak kararı neticesinde genel bakış şu şekildedir:
Makro Para Piyasalarında likit akışlarının yön değiştirmesi, Mikro para piyasalarını tedirgin etmiştir. Bu nedenle Makro Para Piyasalarında KRİZ herhangi bir anlam ifade etmez iken, Mikro Para Piyasaları bu durumdan çok fazla etkilenmiş ve yeni düzen çalışmalarının kurbanı olmuştur. Daha açık bir tabir ile; dünya üzerinde büyük paraları idare eden Kurum/Kuruluş ve Devletler para akış yönünde bu şekilde bir değişikliğe gitme ihtiyacı duymuştur. Bu değişiklik öncelikle orta sermaye gruplarında tedirginlik yaratmış ve akabinde de küçük sermayelere doğru bir çığ etkisi ile yayılmıştır.
Söz konusu tedirginlik, sosyal hayatımıza bir Ekonomik KRİZ olarak yansımaktadır. Bu Ekonomik KRİZ'in en temel etkisi işletmelerde, yani reel sektörde, işletmelerin nakit akış döngülerini kilitleyen bir boyuta ulaşmasıdır.
NEDENLER:
Bu para hareketliliğinin bir çok farklı sebebi olabileceği gibi. Toplantı katılımcılarının görüşü olarak şu "nedeler"de fikir birliğine varılmıştır. Büyük Para Sahipleri, günümüzde daha iyi para kazanabilecekleri bir ortam aramaktadır. Para hareketleri ile daha fazla para kazanmanın en temel yaklaşımı, büyük para sahiplerinin, orta ve küçük sermayelerden daha fazla gelir elde edebilme yaklaşımına bağlıdır. Dünya üzerinde çok kez denenmiş ve başarıya ulaşılmış kazanma metodu bu duruma bir çare olarak ortaya konuştur. BİR DÜZENİ YIKARSANIZ, TEKRAR YAPILANMADA en kazançlı EN BÜYÜKLER olur.
İŞLETMELERE ETKİSİ :
Dünya üzerindeki para dengelerinin bu şekilde yön değiştirmesi, daha öncede bahsedildiği gibi öncelikle orta sermaye ve buna bağlı olarak daha küçük sermaye gruplarını etkilemiştir. İşletmeler bu tedirginlik karşısında, para dengelerini tekrar gözden geçirmiş ve bu doğrultuda masraflarını azaltma yoluna gitmiştir. İşletmeleri için bu yöntem, KRİZ döneminin geçici olduğu varsayımı ile kontrollü bir ayakta kalma çabasına dönüşmüştür.
İşletmeler KRİZ karşısında farklı önlemler alarak kendi durumlarını kontrol altına alma girişimindedirler. Bu girişimlerin en başlıca sonuçları aşağıdaki şekilde karşımıza çıkmaktadır:
1. Siparişleri Azaltma : İşletmeler haklı olarak bu dengeler tekrar yerine oturuncaya kadar minimum satış karlılıkları ile hayatta kalmaya çalışacaklardır. Bu nedenle siparişlerini(üretim siparişleri ve ticari siparişler) daha az miktarlara çekmiş ve rekabetten ziyade, garanti satabilecekleri siparişlere odaklanmışlardır. Piyasa taleplerinin minimum oranları baz alınarak arz/talep dengeleri baştan belirlenmiştir.
2. Giderlerin Azaltılması : Üretim/Satış dengelerinin azalması, işletmelerin karlılıklarını korumak adına tasarruf önlemleri üzerinde yoğunlaşmasına sebep olmuştur. Az üretim = az iş gücü bu konuda en geçerli yaklaşım halini almıştır. Ve işsizlik bu noktada karşımıza çıkan en somut sonuçtur. Kısmen ve çok az sayıda da olsa bazı işletmeler, farklı tasarruf yöntemleri ile bu durumu korumaya çalışmaktadır. Günümüzde işletmelerin daha karlı olabilmeleri, sadece maliyetlerini daha düşük seviyelere çekebilmekle mümkün olabilmektedir.
3. Bekleme ve Re Organizasyon : Belirsiz olan para dengeleri işletmeleri bir bekleme sürecine sokmuştur. Bazı işletmeler, KRİZ sonrası büyümenin daha etkin olabileceği öngörüsü ile Re Organizasyon süreçleri başlatmış, bu doğrultuda öncelikle atıl kapasitelerini nakite döndürme arayışına girmişlerdir. Yine bu durum karşımıza işsizlik olarak çıkmaktadır.
4. Kapanma/İşten Çekilme : Bazı işletmeler bu durumu daha farklı yorumlayarak, artık kar edemeyeceklerini düşündükleri işletmelerini kapatma kararı almaktadırlar. Söz konusu durum, çok öncelerden günümüze karlılıklarını tamamı ile kaybetmeye başlamış sermayedarların, sermayeleri korumak adına aldıkları bir önlemdir. Yine bu durum da karşımıza işsizlik olarak çıkmaktadır.
SONUÇ
Dünya üzerinde rekabet artık tanımalabilir ve ölçülebilir bir hal almıştır. Rekabet koşullarında işletmelerin markalarını korumaları sadece ve sadece ayakta kalma becerileri ile su yüzüne çıkacaktır. Rekabet piyasalarının bu şekilde kızışması ve akabinde karlılığa bulunan bu çözüm, ne yazıkki sosyal anlamda bir çok farklı etkiye dönüşmektedir. Tüm dünyada manevi değerlerin yok olma sorunu, bu yaklaşım ile maksimum boyutlara ulaşmaya başlamıştır. Bu daha sonraki dönemlerde ayrıca üzerinde çalışılması gereken bir sorundur.
Yapılan araştırmalar sonucunda Haziran 2009 döneminde dünya üzerinde şu an varolan KRİZ'den eser kalmayacağı bilinmektedir. Rekabet sadece ayakta kalabilenler arasında olacağı için, batan ve yok olan markaların Pazar payları yine rekabeti körükler bir boyuta ulaşacaktır. KRİZ'e ÇÖZÜM toplantılarımızda bu konuyu da ilerleyen dönemlerde daha etkin bir şekilde ele almak ve çözüm üretmek çabasında olacağız.
Ayrıca işletmelerin, ayakta kalmalarında tek yolun istihdamı azaltmak olmadığını iyi biliyoruz. Bu konuda neler yapabileceğimize ilişkin çalışma notlarımızı ilerleyen bölümlerde bulabilirsiniz.
2. Yapabileceklerimizi ANALİZ etmek,
"Çok az sayıda insan neler yapabilir?" sorusuna biz şu şekilde yaklaşıyoruz. "Neden yapamayalım?" ve "Bir şeyler yapmak için ihtiyacımız olan bileşenler nelerdir?"
Öncelikle yapabileceklerimizin temelini daha fazla bilinçli insan ile işletmeleri bilgilendirmek olduğuna inanıyoruz. Bu sayede yapılacak çalışmalar, işletmelerin farklı Pazar stratejilerine ışık tutacaktır.
Hepimiz fikir sahibi olarak farklı bakış açılarını ortaya koyabilir ve bunu tüketilebilir bir bilgi havuzuna dönüştürebiliriz. Bir arada olmak ve KRİZ'e ÇÖZÜM maksatlı toplantılarımız, bizi farklı fırsatlarda da birleştiren bir unsur olacaktır. Mesela yapılacak toplantılar sonucunda aktif olarak işletmeler için yapılacak Maliyet Analizi ve İşletme Karlılığı çalışmaları, işletmelere gerçek fayda sağlayabilir niteliğe dönüşecektir. Hemen akla şu soru gelebilir, "bunu nasıl yapacağız?"
Her meslek dalından uzmanların yer aldığı bir kadro ile işletmelere fayda sağlayabilecek toplantılar hareket noktamız olacaktır. Açıkçası konu hakkında etkin bilgiye sahip her arkadaşımızın bu çabamızda bize maksimum fayda sağlayabileceğine inanıyoruz. Danışmanlık oluşumları ne yazıkki günümüzde bir hekim olarak kalmayı tercih ediyor fakat biz bu yaklaşım ile danışmanlığın CERRAHLIĞA dönmesini bekliyoruz. Yani birlikte çaba birlikte sonuçlara yönelmemizde en temel yaklaşımımız olacaktır. Komiteler halinde danışmanlık çalışmaları başlatarak ciddi sonuçlara ulaşabileceğimizi öngörüyoruz.
Bazı yaklaşımlar bize şunu söyleyecektir. "İşletmeler şu anda danışmanlık hizmetlerine para ödemezken, neden bu şekilde bir oluşuma para ödesinler?" İşte en büyük yanılgının başladığı nokta, "biz hiçbir işletmeden bilgi için para talep etmiyoruz" İşletmeler sadece sonuçlara para öderler. Siz önce sonuca ulaşın, akabinde size ödeme yapmak için daha farklı yaklaşımların nasıl peşinden geldiğini göreceksiniz. İki seçim hakkı vardır : 1. Anlatır ve uygulama metodlarını söylersiniz, akabinde bu çalışmalarınız için para talep edersiniz (ki kimse bunun için bir şey ödemez, özellikle yeni dünya düzeni piyasalarında) 2. Birlikte çözüm için gerçek bir disiplin ile çalışır ve sonuçlar için sürekli faydaya odaklanır, sonuçlardan pay alırsınız (bu maddi bir kazanım da olabilir, manevi bir kazanım da)
Sosyal sorumluluğun başladığı en temel nokta belki de işin manevi kazanımlarında yatıyor. Bu ülkede Üniversitelerde yetişen çok akıllı ve bir o kadar da çalışkan bir çok insana bir arayüz olabilirsiniz. Unutmayalım ki bugün %70'i genç olan bir toplumda yaşıyoruz ve geleceğimizin düzenini bizler/onlar kuracaklar.
Şimdi bir sonraki bölüme geçerek sonuca dönük çabalarımızı inceleyebilirsiniz.
3. Sonuca dönük NET çözümleri hayata geçirmek.
Çözümlerin net bir şekilde algılanması adına maddeler halinde yapılacaklar listesi oluşturulmuştur.
I. Daha fazla etkin bir katılım için bu duyuru yapılacak ve 20 kişilik merkezi bir komite oluşturulacaktır. Bu komitede farklı iş kollarında yer alan profesyonel çalışanların yer alması öngörülmektedir.
II. Düzenli toplantılar ile Merkezi Komite çalışma planları belirleyecek, alt gruplar ile paylaşacaktır.
III. Çalışma komiteleri bilgilendirme toplantıları düzenleyecektir. Bu toplantılar sadece iş sahiplerine yönelik olarak yapılacak ve gerçek sonuçlar için iş birliği sözleşmeleri imzalanacaktır.
IV. İşsizliğe Çözüm için sürekli olarak Maliyet Analizi toplantıları, İşletme Karlılığını artırmaya yönelik toplantılar ve kişiler için iş bulma yöntemleri konulu toplantılar düzenlenecektir. Maliyet dengelerini farklı azaltma yolları ile istihdamda yapılacak azaltmaların minimuma çekilmesi hedeflenmektedir.
4. Komiteler halinde aktivite planlarımızı netleştirmek
20 Kişilik merkezi komitenin oluşmasına mütakip alt çalışma grupları ile sektörel komiteler oluşturulacaktır.
ÖNEMLİ SON SÖZ
Elbette farklı fikirler ve bir takım karşıt görüşler bize muhalefet olacaktır. Bu konuda kendilerinden tek beklentimiz, elle tutulur ve somut eleştirilerini bizlerle paylaşmalarıdır. Bu sayede bizim için gözden kaçan unsurların olup olmadığını değerlendirerek, belki de hiç göremediğimiz yönleri bize gösterme şansları olacaktır.
Amacımız tamamı ile sosyal bir erozyonun önüne geçmektir. Bu sayede iyi niyet çerçevesinde oluşacak iş birlikleri herkes için bir fırsat niteliği taşımaktadır.
Bir insan olarak, bin insanı etkileyebilecek sonuçlara sadece gerçek çözümlerle ulaşabiliriz. Bizim gerçekliğimizde yer almanızın bize güç katacağını çok iyi biliyoruz ve bu konuda sizden yardım istiyoruz. Bize yardım için BİZ olun.
Olası katılım taleplerinizi lütfen bizimle paylaşın ve değerlendirelim. Belkide bu yolda çok iyi arkadaşlıklarla hafifleyen sosyal olgularımızı da güçlendirmiş oluruz, ne dersiniz?
LÜTFEN DİKKAT : Bu yaklaşım reklam, kişisel menfaat ve karmaşa içermeyen net ve sadece SOSYAL AMAÇLI bir aktivitedir.